4 Ekim 2016

87. Tschik

Fatih Akın'ı severim. Kendim için bir "tüm zamanların en iyileri" listesi yapsam, Duvara Karşı kesin ilk ona girer. Karın boşluğuna yediğimiz sıkı bir yumruk kıvamındaki 2004 yapımı Duvara Karşı bence Fatih Akın sinemasının zirvesini oluşturur. Daha sonra bir daha o filmin seviyesini yakalayamasa da, Crossing the Bridge (2005), Yaşamın Kıyısında (2007) ve Soul Kitchen (2009) da hep beğendiğim filmler oldu. En son iki yıl önce The Cut ile boyundan büyük işlere kalkışıp, hem eleştirmenler hem de seyirci gözünde çuvalladıktan sonra (herkesin hayatta bir kez çuvallama hakkı var), Akın çok daha alçakgönüllü bir yapım ile karşımızda. 14 yaşındaki iki ergenin evden kaçarak çıktıkları bir yolculuğu anlatan Tschik (Elveda Berlin) daha çok yönetmenin kariyerinin en başlarında çektiği Im Juli (Temmuz'da)yı hatırlatıyor. Akın bize büyüyüp ilk gençlikten olgunluğa geçmenin sorunları üzerine sıcak ve içten bir film sunuyor. Dinamik, eğlenceli ve "izleyici dostu" bir yol hikayesi izliyoruz, ancak yukarıda saydığım o önceki Fatih Akın filmlerinin vuruculuğu eksik. İlk bir saat tamamlandığında "evet tamam Almanya'nın kırları, ovaları, özgürlük, gençlik coşkusu, iyi hoş da, başka bir şey yok mu" diyerek yandaki koltuklara bakmaya başlıyorsunuz.

FRAGMAN

Tschick (2016) on IMDb


Benim Notum: 6 / 10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme