2 Eylül 2020

Ağustos Filmleri


Ağustos ayında izlediğim filmler ve puanlarım:


Dil Bechara 7,5




2020'de izlenen film adedi: 91 




31 Temmuz 2020

Temmuz Filmleri


Temmuz ayında izlediğim filmler ve puanlarım:

Hamilton 7,5


Greyhound 7



7500  7


Relic 6,5


Love 6

Babyteeth 6

Film isimlerinin üstüne tıklayarak detaylara ulaşabilirsiniz.

2020'de izlenen film adedi: 87 

20 Temmuz 2020

Hamilton


Aslında bu bir "film" olarak nitelendirilebilir mi, çok da emin değilim, ama IMDb en popüler filmler listesine alıyorsa ve film diyorsa biz de diyebiliriz herhalde. Hamilton, 2015'ten beri Broadway'de sahnelenmekte olan çok meşhur bir müzikalin filme çekilmiş hali. Daha önce de Broadway müzikalleri filme aktarıldı (örnek Les Miserables, ya da en son bu senenin başında sinemalarda gösterilen Cats); ama Hamilton'da onlardan farklı olarak, bir dış ortamda yeni çekimler yapmak yerine, Broadway'deki canlı sahne performansı direkt kameraya çekilmiş. Bunun da hem artıları hem eksileri var.

Artıların birincisi, bizim 500 dolar verip de hayatta izleyemeyeceğimiz, parayı bulsak bile bilet bulamayacağımız harika bir Broadway müzikali, hem de orjinal kadrosu ile evimizin salonuna geliyor. Lin-Manuel Miranda'nın hem yazıp, hem şarkıları besteleyip, hem de bir de başroldeki Hamilton'ı canlandırdığı müzikal, her ne kadar Amerika'nın kuruluş yıllarını anlatsa da, hiphop şarkıları ile bezenmiş çok modern bir gösteri. Arada Amerika'nın "founding father"ları denilen George Washington ve Alexander Hamilton'ın bir rap düellosu bile var.  

Sahne performasının direkt kameraya çekilmesinin eksi tarafı ise, yönetmen size nereyi göstermek istiyorsa orayı izlemek zorunda olmanız. Şöyle tüm sahneye hakim olayım, arada kenardaki köşedeki bir karaktere odaklanayım deme şansınız yok. Ama ne olursa olsun, insana izlerken oturduğu yerde ritm tutturan müzikleri, şarkı sözlerindeki dahiyane kelime oyunları, dönen platformlar içeren sahne tasarımı ve harika casting'iyle mutlaka izlenmesi gereken bir performans.     


Benim Notum: 7,5 / 10 

30 Haziran 2020

Haziran Filmleri


Haziran ayında izlediğim filmler ve puanlarım:

Da 5 Bloods 7,5


I See You 6,5

Film isimlerinin üstüne tıklayarak film ile ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

2020'de izlenen film adedi: 76 

Da 5 Bloods


Spike Lee'nin Netflix için çektiği son filmi Da 5 Bloods, yıllar sonra Vietnam'a geri dönen dört siyahi Amerikan askerinin hikayesini anlatıyor. Seyahatin amacı ilk başta, savaş sırasında ölen ve cenazesi ormanda kalan ekip arkadaşlarının kemiklerini bulup memlekete götürmek gibi görünse de, öykü ilerledikçe işin içinde Vietnam savaşı sırasında düşen bir CIA uçağındaki kayıp altınların da olduğu ortaya çıkıyor ve macera bir tür hazine avına dönüşüyor.     

Spike Lee vermek istediği mesajı etkili bir sinema diliyle aktarmayı beceren tutkulu bir yönetmen. Amerika'da süregelen ırk ayrımcılığına karşı yıllardır çektiği filmlerle net bir tavır koyan Lee, burada da gerek kullandığı arşiv görüntüleri ile gerekse de kendi çekimleriyle sarsıcı bir etki yaratmayı başarıyor. Mesaj verme kaygısı bu filmde bazen biraz fazla ön plana çıksa da, ben Spike Lee'nin bu tutkusunu görmeyi seviyorum. Oyuncu kadrosunda özellikle Delroy Lindo güçlü ve akılda kalıcı bir performans sergiliyor. Zaten çok fazla adayın olmadığı bir senede Lindo şimdiden en iyi yardımcı oyuncu Oscar'ı için düşünülebilir. Spike Lee'nin sürekli birlikte çalıştığı besteci Terrence Blanchard'ın müzikleri tek başına dinlendiğinde çok güzel, ama film boyunca yerli yersiz o kadar yoğun bir şekilde kullanılmış ki, bazen kulağı tırmalamaya başlıyor.  

Da 5 Bloods, Spike Lee'nin bir önceki filmi BlackKklansman kadar iyi değil (o film Lee'nin kariyerinin zirvelerinden biriydi bence), ama yine de işini bilen usta bir yönetmenin elinden çıkmış, çok da güncel bir konuda, söyleyecek sözü olan ilgiye değer bir yapım. 

Benim Notum: 7,5 / 10

31 Mayıs 2020

Mayıs Filmleri


Karantina günlerinin ikinci ayında evde izlediğim filmler ve puanlarım:








The Lodge 7





Sergio 6,5



The Lovebirds 5,5


Filmlerle ilgili detaylı bilgilere film isimlerinin üstüne tıklayarak ulaşabilirsiniz.




10 Mayıs 2020

Bad Education


İki sene önce, ilk filmi Thoroughbreds ile dikkatleri çeken genç yönetmen Cory Finley'nin ikinci filmi Bad Education, New York'un Roslyn banliyösündeki bir okul kampüsünde yönetici olarak çalışan Frank Tassone'nin gerçek hikayesini anlatıyor. Filmi izlemeye oturduğumda, herhalde Dangerous Minds tarzı, problemli bir grup çocuğu alıp onlardan başarılı öğrenciler yaratmayı başaran cefakar bir öğretmenin öyküsünü göreceğiz diye düşünüyordum. Ama hikaye bambaşka bir şeye dönüşüyor, ve Amerikan tarihindeki en büyük okul yolsuzluğunun izlerini sürmeye başlıyoruz. Gerçi ilk başlarda Frank'in ne kadar iyi bir eğitimci olduğuna dair işaretler de önümüze sunulmuyor değil. Hem öğrenciler, hem veliler hem de okulun yönetim kurulu kendisinden çok memnun. Ancak dakikalar ilerledikçe, bir soğanın yapraklarını soyar gibi Frank'i adım adım daha yakından tanıyoruz ve özellikle akçeli işlerde pek de dürüst olmadığını fark etmeye başlıyoruz.

Hikayenin geçtiği dönemde o lisede öğrenci olan ve yaşananları birinci elden gözlemleme şansı bulan Mike Makowsky tarafından yazılan senaryo, gerçek bir skandalın perde arkasındaki kara mizahı mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Yönetmen Cory Finley elinin altındaki yetkin kadrodan çok iyi yararlanmayı becermiş. Hugh Jackman ve Allison Janney göründükleri her sahnede pırıl pırıl parlıyorlar. Özellikle Hugh Jackman belki de kariyerinin en iyi performansında gelecek senenin en iyi oyuncu Oscarlarına şimdiden göz kırpıyor. Eh, bu corona günlerinde çok fazla yeni film çekilmediğini hesaba katarsak, Oscarlar açısından pek de rakibi olmayacak gibi... 

Bad Education, sinema keyfi açısından dipsiz kuyulara düştüğümüz ve ortalama filmlerle oyalandığımız şu günlerde çıkıp gelen güzel bir sürpriz. Sene sonu en iyiler listeme şimdiden aday göstereceğim, keşfedilmeyi bekleyen bir cevher.

Benim Notum: 8 / 10







  

1 Mayıs 2020

Nisan Filmleri


Nisan ayında, yani "corona günlerinde" izlediğim filmler ve puanlarım:


The Hunt 7,5

The Inventor 7,5

Onward 7,5

Extraction 7

The Keeper 7




The Platform 6,5


Clemency 6,5



Code 8  6 


Film isimlerinin üstüne tıklayarak o filmle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

31 Mart 2020

Mart Filmleri



Mart ayında izlediğim filmler ve puanlarım:


Brittany Runs a Marathon 7,5

Richard Jewel 7,5

For Sama 7,5

The Invisible Man 7,5

The Gentlemen 7

Just Mercy 7

Honeyland 7

Nuh Tepesi 7

Emma. 6,5

The Way Back 6,5

A Hidden Life 6,5

Jumanji: The Next Level 6

Bad Boys For Life 6


Film isimlerinin üstüne tıklayarak o filmle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.




29 Şubat 2020

Şubat Filmleri


Şubat ayında izlediğim filmler ve o filmlere 10 üzerinden verdiğim puanlar:

1917 8,5


Waves 8

Jojo Rabbit 7,5

Uncut Gems 7,5

Queen & Slim 7,5

Dark Waters 7,5


Bombshell 7



Frozen II 6,5



Honey Boy 6,5




Film isimlerinin üstüne tıklayarak o filmle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

31 Ocak 2020

Ocak Filmleri


Ocak ayında izlediğim filmler ve filmlere 10 üzerinden verdiğim puanlar:

Knives Out 8


Judy 7,5




Abominable 7

Harriet 7



Yip Man 4 6,5



Not: Film isimlerinin üstüne tıklayarak o filmle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

31 Aralık 2019

150. Klaus

Yönetmenler: Sergio Pablos, Carlos M. López
Senaryo: Sergio Pablos, Jim Mahoney
Seslendirenler: Jason Schwartzman, J.K. Simmons, Rashida Jones

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi

29 Aralık 2019

148. The Last Black Man in San Francisco


Yönetmen: Joe Talbot
Senaryo: Joe Talbot, Jimmie Fails, Rob Richert
Oyuncular: Jimmie Fails, Jonathan Majors, Rob Morgan

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

27 Aralık 2019

147. Zombieland: Double Tap


Yönetmen: Ruben Fleischer
Senaryo: Dave Callaham, Rhett Reese, Paul Wernick
Oyuncular: Woody Harrelson, Jesse Eisenberg, Emma Stone

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN

26 Aralık 2019

146. The Two Popes


Netflix'in The Irishman ve Marriage Story'den sonra, bu ödül sezonunda iddialı üçüncü filmi The Two Popes, Vatikan'ın kapalı kapıları ardında muhafazakar görüşlü Papa Benedict ile daha sonra onun yerini alacak olan liberal Papa Francis arasındaki sohbetlere ve bazen de kavgalara odaklanıyor. Film elbette sadece diyaloglardan oluşmuyor, Francis'in bugünkü dünya görüşünün oluşmasında çok etkili olan Arjantin'deki geçmişi flashback'lerle hikayeye dahil oluyor.

Cidade de Deus (Tanrı Kent) ve The Constant Gardener gibi kalbur üstü filmleri ile hatırladığımız Brezilyalı yönetmen Fernando Meirelles'in Netflix için çektiği yapım en iyi film dahil dört dalda Altın Küre'ye aday oldu. Jonathan Pryce ve Anthony Hopkins'in karşılıklı döktürdüğü ve gerçek olaylara dayanan film din ve din adamları gibi oldukça ciddi bir konudan son derece merak uyandırıcı, duygusal ve yer yer de eğlenceli bir hikaye çıkarmayı başarmış.  İki Papa'nın sohbetlerini dinlemek, arkadaşlıklarını ve bazen de atışmalarını izlemek çok keyifli. Filmi izledikten sonra bu adamlar kimmiş diye Google'da araştırma yapacağınız kesin.

Benim Notum: 7,5 / 10

Yönetmen : Fernando Meirelles
Senaryo    : Anthony McCarten
Oyuncular: Anthony Hopkins, Jonathan Pryce, Juan Minujín


NETFLIX Filmi

  

25 Aralık 2019

145. Star Wars: Episode IX - The Rise of Skywalker

"The dead speak!" yani "ölüler konuşuyor"... The Rise of Skywalker işte tam da bu cümleyle başlıyor ve bir anlamda filmin özetini en baştan üç kelimeyle anlatıveriyor. Neredeyse bir hayaletler partisine dönen filmde geride bıraktığımız sekiz film boyunca öldü sandığımız birçok karakter öteki taraftan geri gelip arz-ı endam eyliyor. Bir önceki film The Last Jedi'da risk almaktan çekinmeyip senaryoda yeni açılımlara yer veren Rian  Johnson Star Wars hayranları tarafından topa tutulunca (ben o cesur yaklaşımını sevmiştim halbuki), "dur hele sen bir çekil" deyip yeniden dümeni ele alan J.J.Abrams bu kez de son derece "emniyetli" bir kapanış yapmış 42 yıllık efsaneye. Son günlerde filmi yerin dibine sokan çok yorum okumuşsunuzdur. Ben o kadar nefret etmedim, sonuçta bir gönül bağımız var bu seriyle. The Rise of Skywalker asla kötü bir film değil, eğlendik mi eğlendik. Ama beklentilerimin altında kaldığı da bir gerçek. Ben daha derli toplu bir final isterdim. Yan hikayeler ve bu filmde kadroya katılan bütün yan karakterler çok zayıf. Senaryo dağınık. Ana hikayeye hiçbir katkısı olmayan ve daha çok Bir Playstation oyunundaki level'ları andıran "bu gezegende şu ipucunu bulalım, onu bulduk, şimdi de başka bir gezegende o ipucunu çözecek adamı bulalım" hengamesi dikkati dağıtmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu bölümde Jedi'ların doğaüstü güçlerini iyice abartmışlar. Sondaki "fan servisi" de biraz fazla kör kör parmağım gözüne olmuş. J.J.Abrams herkesin çok seveceği bir film yapmak yerine kimsenin nefret etmeyeceği bir film yapmayı hedeflemiş. Sonuçta da bunu başarmış, ama bir dönem sinema tarihini değiştiren bir efsaneye şöyle dört dörtlük tatmin edici bir kapanış da olmamış.

Benim Notum: 6,5 / 10  

20 Aralık 2019

144. Good Boys


Yönetmen: Gene Stupnitsky
Senaryo: Lee Eisenberg, Gene Stupnitsky
Oyuncular: Jacob Tremblay, Keith L. Williams, Brady Noon

Benim Notum: 5,5 / 10

FRAGMAN

19 Aralık 2019

143. The Peanut Butter Falcon


Yönetmenler: Tyler Nilson, Michael Schwartz
Senaryo: Tyler Nilson, Michael Schwartz
Oyuncular: Zack Gottsagen, Shia LaBeouf, Dakota Johnson

Benim Notum: 6,5 /10

FRAGMAN

18 Aralık 2019

142. The Souvenir


Yönetmen: Joanna Hogg
Senaryo: Joanna Hogg
Oyuncular: Honor Swinton Byrne, Tom Burke, Tilda Swinton

Benim Notum: 5 / 10

FRAGMAN

13 Aralık 2019

141. Hustlers


Yönetmen: Lorene Scafaria
Senaryo: Lorene Scafaria (Jessica Pressler'ın yazısından)
Oyuncular: Constance Wu, Jennifer Lopez, Julia Stiles

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

12 Aralık 2019

140. Monos


Yönetmen: Alejandro Landes
Senaryo: Alejandro Landes, Alexis Dos Santos
Oyuncular: Sofia Buenaventura, Julián Giraldo, Karen Quintero

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

11 Aralık 2019

139. Marriage Story


Netflix'in The Irishman'den sonra bu ödül sezonunda iddialı bir diğer filmi Marriage Story (bir de The Two Popes var, ki onu da 20 Aralık'ta izleyeceğiz). Marriage Story bu satırların yazılmasından hemen önce açıklanan Altın Küre adaylarında, en iyi film, en iyi yönetmen ve oyunculuklar dahil 6 kategori ile en çok adaylık alan film olmayı başararak iddiasını kanıtladı.

Noah Baumbach'ın yönettiği film bir çiftin sancılı boşanma sürecini anlatıyor. The Irishman'deki oyunculukları övmüştüm, ama erken konuşmuşum. Scarlett Johansson ve Adam Driver bence 2019 senesinde gördüğümüz en iyi oyunculuk performanslarını ortaya koyuyorlar. Onların samimi ve dürüst oyunları sayesinde bu adamı ve bu kadını anlıyor ve bu iki karakteri de önemsiyoruz. Baumbach herhangi birinin tarafını tutmuyor. Charlie ve Nicole'u tanıdıkça ikisinin de hatalarını görebiliyoruz. Bir yandan bu evliliğin yürümesini çok istiyoruz, ama bir yandan neden yürümediğini de anlayabiliyoruz. Film boşanma sürecinin hukuki tarafını da aktarıyor. Ve  duygusuz pragmatik avukatlar işin için girince, iplerin nasıl gereksiz yere gerildiğine şahit oluyoruz. Belki de iki tarafın karşılıklı konuşup anlaşarak kurtarabilecekleri bir evlilik, avukatların ayak oyunları sayesinde çöküşe doğru yol alıyor.

Netflix, evet, izleme alışkanlıklarımızı değiştiriyor, sinema salonlarını daha az ziyaret etmemize sebep oluyor. Ama bir yandan da böyle güzel filmlerin çok daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasına ön ayak oluyor; ki bu da az şey değil. Marriage Story çok iyi yazılmış ve çok iyi oynanmış, sakin, olgun, dürüst bir hikaye. Bu senenin en iyi filmlerinden. Kaçırmayın!

Benim Notum: 8,5 / 10


      

6 Aralık 2019

138. Portrait of a Lady on Fire


Yönetmen: Céline Sciamma
Senaryo: Céline Sciamma
Oyuncular: Noémie Merlant, Adèle Haenel, Luàna Bajrami

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

5 Aralık 2019

137. The King

Yönetmen: David Michôd
Senaryo: Joel Edgerton, David Michôd
Oyuncular: Timothée Chalamet, Joel Edgerton, Sean Harris

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi

4 Aralık 2019

136. The Irishman


Martin Scorsese ustası olduğu mafya öykülerine geri dönüyor. Evet, belki anlatılan hikayede çok yeni bir şey yok. Scorsese, De Niro, Pesci üçlüsünün daha önceki işleri Goodfellas ve özellikle de Casino'yu  izlediyseniz, o filmleri hatırlatan çok fazla motif var. Mesela arabanın kontağını çalıştırmadan önce durup düşünme sahnesi aynen Casino'da da mevcuttur. Öte yandan, konular benzer olsa da anlatım tarzı olarak Scorsese farklı bir yol izlemiş bu filmde. The Irishman, önceki mafya hikayelerine göre çok daha sakin ve olaylardan ziyade karakterlerinin psikolojilerine odaklanan bir film.

Al Pacino'yu kariyerinde ilk kez Martin Scorsese ile bir araya getiren The Irishman (ilginç değil mi), her şeyden önce müthiş bir oyunculuk gösterisi. Bu adamları böyle karşılıklı döktürürken bir daha görür müyüz bilmem. "Efsane" sıfatını sonuna kadar hak eden bu aktörlerin hiç kelime kullanmadan ne kadar çok şey anlattığına dikkat edin filmi izlerken (örneğin salata sahnesi). Ben özellikle Joe Pesci'yi çok beğendim. Belki şan şöhret olarak Robert De Niro ve Al Pacino'nun birkaç adım gerisinde, ama bu filmin asıl yıldızı o bence.

Benim Notum: 8 / 10

Yönetmen : Martin Scorsese
Senaryo    : Steven Zaillian (Charles Brandt'ın kitabından)
Oyuncular: Robert De Niro, Al Pacino, Joe Pesci 


NETFLIX Filmi


30 Kasım 2019

135. Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu


Yönetmen: Özer Feyzioğlu
Senaryo: Özer Feyzioğlu, Barış Pirhasan
Oyuncular: Hayat Van Eck, Yetkin Dikinciler, Selen Öztürk

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

134. Doctor Sleep


Yönetmen: Mike Flanagan
Senaryo: Mike Flanagan (Stephen King'in romanından)
Oyuncular: Ewan McGregor, Rebecca Ferguson, Kyliegh Curran

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

28 Kasım 2019

133. Sorry We Missed You


Yönetmen: Ken Loach
Senaryo: Paul Laverty
Oyuncular: Debbie Honeywood, Kris Hitchen, Rhys Stone

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

27 Kasım 2019

132. Escape Room


Yönetmen: Adam Robitel
Senaryo: Bragi F. Schut, Maria Melnik
Oyuncular: Taylor Russell, Logan Miller, Jay Ellis

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN


21 Kasım 2019

130. Ford v Ferrari



Araba yarışları deyince belki aklımıza ilk gelen organizasyon Formula 1 oluyor, ama bir de Le Mans var. "Le Mans 24 Saat Yarışları" 1923'ten beri her sene Fransa'nın Le Mans kasabası yakınlarında düzenlenen, ve hala da devam eden dünyanın en prestijli yarışlarından biri. Adı üzerinde 24 saat sürmesi nedeniyle sadece sürat değil, hem araçların hem de sürücülerin dayanıklılığı ön plana çıkıyor. İki sene önce Logan ile yıl sonu listelerimizin efendisi olan James Mangold'un yönettiği Ford v Ferrari, 60'lı yıllarda bu yarışa katılmaya karar veren Amerikan otomotiv devi Ford firmasında yaşanan hazırlık sürecini ve tabii sonrasında da 1966 Le Mans yarışını anlatıyor. Yarış arabaları tasarımcısı Carroll Shelby (Matt Damon) ve yarış pilotu Ken Miles (Christian Bale) bir yandan o yılların efsane markası (gerçi hala öyle değil mi) Ferrari'yi geçecek bir araç yaratmaya çabalarken, bir yandan da şirket içi entrikalarla boğuşmak zorunda kalıyorlar.

James Mangold becerikli bir yönetmen. Burada da yarış sahnelerini baş döndüren bir ustalıkla çekmiş. O güçlü motorların gürültüsünü iliklerimizde hissediyoruz. Mangold, bir yarış otomobilinin sürücü koltuğunda oturmanın nasıl bir deneyim olduğunu hem görsel hem de işitsel olarak seyirciye birebir yaşatmayı başarmış. Filmde sevdiğim diğer bir nokta da, kullanılan renk paletinden, kamera açılarına ve geniş plan çekimlere dek filmin tüm dokusuna yayılmış o "eski usül" lezzet. 

Dick Cheney'i canlandırdığı Vice'dan hemen sonra bu filmin çekimlerine başlayan ve sık sık yaptığı üzere büyük bir fiziksel değişim geçiren Christian Bale yine rolünün hakkını veriyor. Özellikle Matt Damon ile uyumları iyi. Ancak canlandırdığı bu antipatik İngiliz pilotun huysuzluğundan mıdır, senaryonun zaafından mıdır nedir, film boyunca bir türlü Ken Miles karakteri ile kendimizi özdeşleştiremiyoruz. Onun otomobillere ve yarışa olan tutkusunu, mücadele azmini pek içselleştiremiyoruz. Benzer bir konuyu anlatan Ron Howard imzalı 2013 yapımı Rush'ı bu bakımdan bir adım daha önde gördüğümü söyleyebilirim.

Benim Notum: 7,5 / 10

Yönetmen : James Mangold
Senaryo    : Jez Butterworth, John-Henry Butterworth, Jason Keller
Oyuncular: Matt Damon, Christian Bale, Jon Bernthal

FRAGMAN



15 Kasım 2019

129. The Laundromat

Yönetmen: Steven Soderbergh
Senaryo: Scott Z. Burns (Jake Bernstein'in kitabından)
Oyuncular: Gary Oldman, Antonio Banderas, Meryl Streep

Benim Notum: 5 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi

14 Kasım 2019

128. Dolemite Is My Name

Yönetmen: Craig Brewer
Senaryo: Scott Alexander, Larry Karaszewski
Oyuncular: Eddie Murphy, Wesley Snipes, Mike Epps

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi

12 Kasım 2019

127. The Farewell


Yönetmen: Lulu Wang
Senaryo: Lulu Wang
Oyuncular: Shuzhen Zhao, Awkwafina, Tzi Ma

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

10 Kasım 2019

126. Terminator: Dark Fate

Tim Miller'ın (Deadpool) yönetmenliğini üstlendiği, James Cameron'ın ise yapımcı olarak geri döndüğü Dark Fate sırtını Terminator 1 ve 2 nostaljisine yaslıyor. Yıllar sonra Arnold ile Linda Hamilton'ı perdede bir arada görmek güzel gerçekten. Ama bir yandan da mirasını yediği hikayeye bariz bir şekilde ihanet ediyor. Senaryoda Terminator 1-2 evrenine hakim olanların "e ama olur mu öyle" diyeceği ciddi tutarsızlıklar var (spoiler vermeyeyim). Asla vakit kaybı değil, ama işin içinde James Cameron olunca beklentim yükselmişti doğrusu. Birkaç iyi aksiyon sahnesi ve Linda Hamilton'ın hatrına izlenebilir yine de. T2'den sonra çekilen Rise of the Machines, Salvation ve Genysis'e kıyasla daha iyi olduğu kesin (ama bu da kayda değer bir övgü cümlesi değil, çünkü o üç film oldukça kötüydü).

Benim Notum: 6,5 / 10

Yönetmen : Tim Miller
Senaryo    : David S. Goyer, Justin Rhodes, Billy Ray
Oyuncular: Linda Hamilton, Arnold Schwarzenegger, Mackenzie Davis

FRAGMAN

6 Kasım 2019

125. Thunder Road


Yönetmen: Jim Cummings
Senaryo: Jim Cummings
Oyuncular: Jim Cummings, Kendal Farr, Nican Robinson

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

4 Kasım 2019

124. Scary Stories to Tell in the Dark


Yönetmen: André Øvredal
Senaryo: Dan Hageman, Kevin Hageman, Guillermo del Toro
Oyuncular: Zoe Margaret Colletti, Michael Garza, Austin Zajur

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN 

26 Ekim 2019

123. Karakomik Filmler: Kaçamak


Yönetmen: Cem Yılmaz
Senaryo: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz, Zafer Algöz, Özkan Uğur

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

122. Karakomik Filmler: 2 Arada


Yönetmen: Cem Yılmaz
Senaryo: Cem Yılmaz
Oyuncular: Cem Yılmaz, Cemre Ebuzziya, Ozan Güven

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

19 Ekim 2019

120. El Camino: A Breaking Bad Movie

Yönetmen: Vince Gilligan
Senaryo: Vince Gilligan
Oyuncular: Aaron Paul, Jonathan Banks, Matt Jones

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi



17 Ekim 2019

119. Ready or Not


Yönetmenler: Matt Bettinelli-Olpin, Tyler Gillett
Senaryo: Guy Busick, Ryan Murphy
Oyuncular: Samara Weaving, Adam Brody, Mark O'Brien

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

15 Ekim 2019

118. Pain and Glory


Yönetmen: Pedro Almodóvar
Senaryo: Pedro Almodóvar
Oyuncular: Antonio Banderas, Asier Etxeandia, Penélope Cruz

Benim Notum: 6 / 10

FRAGMAN

11 Ekim 2019

117. Long Day's Journey Into Night


Yönetmen: Gan Bi
Senaryo: Gan Bi
Oyuncular: Wei Tang, Jue Huang, Sylvia Chang

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

116. Between Two Ferns: The Movie

Yönetmen: Scott Aukerman
Senaryo: Scott Aukerman, Zach Galifianakis
Oyuncular: Zach Galifianakis, Will Ferrell, Rekha Shankar

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

NETFLIX Filmi 

10 Ekim 2019

115. Crawl


Yönetmen: Alexandre Aja
Senaryo: Michael Rasmussen, Shawn Rasmussen
Oyuncular: Kaya Scodelario, Barry Pepper, Ross Anderson

Benim Notum: 6,5 / 10

FRAGMAN

114. Joker

Joaquin Phoenix'in çok iyi bir oyunculuk sergilediği kesin. Oscar'a kesin aday olur, yüzde doksan da ödülü alır. Heath Ledger'dan sonra "artık bir daha kimse Joker olamaz" diyorduk, olabiliyormuş. Öte yandan, film çok iyi değil bence. Bunun temel nedeni de senaryonun o kadar güçlü olmaması. Bütün film sanki Joaquin Phoenix'in performansını kutsamak amacıyla  çekilmiş; zaten 121 dakikanın tamamında perdede o görünüyor. Belli ki yönetmen Todd Phillips "çok etkileyici bir film çekeceğim" diye çok kasmış. Ama salondan çıkışta ben öyle çok etkilenmiş filan değildim. Taxi Driver ve özellikle de The King of Comedy'yi görmemiş olsak, perdede anlatılan hikaye bize ilginç gelebilirdi, ama senaryoda bu saydığım Martin Scorsese klasiklerinden ödünç alınmış o kadar çok ortak nokta var ki, iş "esinlenme" ya da "selam gönderme" boyutunu biraz aşıyor. Yine de sinematografisi ve Phoenix'in mükemmele yakın oyunu nedeniyle izlemeye değer bir film.


Yönetmen: Todd Phillips
Senaryo: Todd Phillips, Scott Silver
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Robert De Niro, Zazie Beetz

Benim Notum: 7 / 10

FRAGMAN

6 Ekim 2019

113. Kız Kardeşler


Bu senenin sonunda "en iyiler" listemde hiç Türk filmi olmayacak galiba derken, Emin Alper imdadıma yetişti. Dünya prömiyeri bu sene 69. Berlin Film Festivali'nde gerçekleştirilen, İstanbul Film Festivali'nde en iyi film ve yönetmen dahil dört ödül kazanan Kız Kardeşler, annelerinin vefatından sonra kasabadaki zengin ailelere besleme olarak verilen farklı yaşlardaki üç kız kardeş Reyhan, Nurhan ve Havva'nın, köylerine geri dönmeleri sonrası gelişen olayları anlatıyor. Farklı sebeplerle baba ocağına dönmek zorunda kalan genç kızlar, bu soğuk karlı dağ köyünde hayatları boyunca kaçmak istedikleri gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

Orta Anadolu'nun zirvelerinde çekilen filmde, doğa sanki filmin ana oyuncularından biri haline geliyor. Bu sarp kayalıklar bir yandan kartpostal güzelliğinde görüntüler sunarken, bir yandan da hem kızların hem de diğer köylülerin içinde kapana kısılıp kaldıkları bir kaleye dönüşüyor. Görüntü yönetmeni Emre Erkmen'in gündüz bir cenneti anımsatan manzaraları geceleri özellikle yüzlere yansıyan alev ışığında bir tür kabusa evriliyor. Doğa görüntüleri ile paralel yürüyen taşrada sıkışıp kalmışlık duygusu Nuri Bilge Ceylan sinemasını (özellikle de Bir Zamanlar Anadoluda'yı) hatırlatıyor. Ama bu daha çok kadınları, kız kardeşler arasındaki rekabetle karışık dayanışmayı ve sınıfsal çaresizliğin yıkımını odağına alan bir öykü.

Yunan besteciler Giorgos ve Nikos Papaioannou'nun Balkan tınıları ile kol kola girmiş, bol yaylılar içeren nefis müziği filmin en önemli unsurlarından biri olarak aklımıza kazınıyor. Filmdeki oyuncuların ise her birini ayrı ayrı tebrik etmek isterdim. Tüm kadronun tek tek çok iyi olduğunu düşünüyorum. Bizim filmlerimizin bütçe olarak Amerikan sinemasıyla boy ölçüşmesi mümkün değil. Ama işte her şey para da değil. Bence Türk sineması aradaki farkı oyunculuklarla kapatıyor. Son derece yetenekli oyuncular ve onları keşfeden, oynatan Emin Alper gibi becerikli bir yönetmenler sayesinde bütün o duygular seyirciye etkileyici bir şekilde geçiyor. Kız Kardeşler, usta işi yönetmenliği, derinlikli karakterleri ve oyuncularının çarpıcı performansıyla bu yılın en iyi yerli filmi. Kaçırmayın!

Yönetmen : Emin Alper
Senaryo     : Emin Alper
Oyuncular : Cemre Ebuzziya, Ece Yüksel, Helin Kandemir

Benim Notum: 8 / 10

FRAGMAN