Steven Spielberg uzaylıları seviyor. Her ne kadar War of the Worlds'de onları kötü adamlar olarak resmetmiş olsa da, Close Encounters of the Third Kind, E.T. ve şimdi de Disclosure Day gibi filmlerinde uzaylı yaşamına yaklaşımı genel olarak "onlar dostumuz" çizgisinde ilerliyor. Efsanevi yönetmenin uzaylılara ve ufolojiye duyduğu ilginin son örneği olan Disclosure Day, ne yazık ki bu üç film arasında en zayıf halka. Bunun en önemli nedenleri ise David Koepp'in dağınık senaryosu ve yeterince geliştirilememiş karakterleri.
Filmin anlatımındaki aksaklıkların önemli bir kısmı kurgu aşamasında alınan kararlardan kaynaklanıyor gibi görünüyor. Disclosure Day 145 dakikalık uzun bir süreye sahip olmasına rağmen, filmin ilk kurgusunun çok daha uzun olduğu izlenimi veriyor. Sinema gösterimi için yapılan kısaltmalar, hikâyenin bütünlüğünü zedeleyen tercihlere yol açmış. Özellikle Colin Firth'ün canlandırdığı Noah Scanlon ile Colman Domingo'nun hayat verdiği Hugo Wakefield karakterleri, sanki orijinal hikayelerinin yalnızca bir bölümünü koruyabilmiş. İkili arasında geçen bir diyalog da, kurgu nedeniyle anlatılamayan ayrıntıları tek seferde seyirciye aktarmak amacıyla sonradan eklenmiş bir "bilgi yükleme" sahnesi hissi veriyor.
Buna rağmen Spielberg, özellikle bazı aksiyon sahnelerinde ve filmin finalinde eski büyüsünü yeniden yakalamayı başarıyor. Bu bölümler bir yandan Close Encounters of the Third Kind'ı hatırlatırken, diğer yandan yönetmenin kendine özgü sinema dilini de koruyor. Filmin üç İngiliz başrol oyuncusu Emily Blunt, Josh O'Connor ve Colin Firth de güçlü performanslarıyla filmi ayakta tutan unsurlar arasında yer alıyor.
Sonuç olarak Disclosure Day, Spielberg'in en iyi işleri arasında anılacak bir film değil. Yine de deneyimli bir ustanın elinden çıktığı her halinden belli olan, sağlam ve seyir zevki yüksek bir gişe filmi. Belki bir gün filmin daha uzun bir Director's Cut versiyonu yayımlanır. Eğer öyle olursa, o versiyonu çok daha fazla seveceğimiz kesin.
Benim Notum: 7 / 10


















