23 Şubat 2018

13. I, Tonya


Tam da Güney Kore'de kış olimpiyatlarının devam ettiği şu günlerde gösterime giren I, Tonya 1994 kış olimpiyatları öncesinde benim de haber bültenlerinden hayal meyal hatırladığım bir olayı ve o olaydan yola çıkarak Amerikalı buz pateni sporcusu Tonya Harding'in hayatını anlatıyor. Olimpiyatlara birkaç hafta kala, Tonya Harding'in en büyük rakibi diğer bir patenci Nancy Kerrigan'a, diz kapağını kırmaya yönelik bir saldırı gerçekleştiriliyor. Her ne kadar Kerrigan saldırıyı yara almadan atlatsa da, saldırıyı planlayanın Tonya Harding'in eski kocası olduğu ortaya çıkınca, şüphe ve nefret okları Tonya'ya yönelmeye başlıyor.

Avustralyalı yönetmen Craig Gillespie'nin sahte belgesel formatında çektiği film enerjik kurgusu ve son derece aptal karakterleriyle daha çok bir kara komedi gibi sunulsa da, aynı zamanda Tonya'nın aile ve evlilik hayatında yaşadığı derin trajediyi gözler önüne seren travmatik bir gerçek yaşam öyküsü. Annesi, kızını fiziksel zorlama ve psikolojik istismar kullanarak yönlendiren soğuk bir canavar. Kocası deseniz Tonya'yı kum çuvalı olarak gören dengesiz bir psikopat. Filmin unutulmaz repliklerinden birinde Tonya şöyle diyor: "Kerrigan'ın bacağına bir kez dokundular, kız manşet oldu; ben ise her gün dayak yiyorum, kimsenin umurunda değil".

Paten sahnelerinin çoğunda kendisi oynayan (meşhur "üçlü axel" hareketi için ise dijital efekt kullanılmış) Margot Robbie elinden geldiğince rolüne asılıyor. Yalnız keşke Tonya'nın 15 yaşındaki hali için başka bir genç kız bulsalarmış. En az 10 yaş büyük gösteren haliyle Robbie bu sahnelerde çok sırıtıyor ve hiç inandırıcı durmuyor. Oyunculuk övgülerinde şüphesiz aslan payı anneyi canlandıran Allison Janney'e... Bu sene en iyi kadın oyuncu Oscar'ını alacağını düşündüğüm Janney, zincirleme sigara içen bencil, kaba, kibirli LaVona rolünde unutulmaz bir performans sergiliyor.

I, Tonya kıskançlığın, rekabetin ve sınıf savaşının dayanılmaz yıkıcılığını, yer yer alaycı bir tavırla ama bazen de beklenmedik bir duygusallıkla anlatan, popüler kültürden etkileyici bir kesit.

Benim Notum: 7,5 / 10

  

2 yorum:

  1. ben de sinemada izlemeyi düşünüyordum ama fırsatını bulabilirsem sanırım...

    YanıtlayınSil
  2. Sinemada izlemeyi düşünüyorsanız, bu hafta son şansınız olabilir. Bu tür ödüllü filmler uzun süre gösterimde kalmıyor ne yazık ki.

    YanıtlayınSil