30 Kasım 2016

121. Ghostbusters



Bridesmaids ve Spy gibi başarılı komedi filmlerinin yönetmeni Paul Feig, komedideki kıvraklığını bu kez bir seksenler klasiğini yeniden hayata geçirmekte kullanıyor. New York şehrini basan hayaletlere karşı savaşan komik bir ekibin öyküsünde, bu kez avcılarımız dört erkek yerine dört kadından oluşuyor. Film Amerika'da kutuplaşmış tepkiler aldı, kimi çok beğenirken kimi nefret etti. Bazı kusurları olsa da, ben daha çok beğenenler tarafındayım. Olumsuz eleştirilerin nedeni bence filmin Ghostbusters remake'i olarak ortaya çıkmasıydı. Herkes 1984 yapımı orjinal film ile karşılaştırdı. Halbuki adını Ghostbusters değil de başka bir şey koyup, sadece belli yerlerde Ghostbusters'a selam gönderen, "hayalet soslu" yepyeni bir komedi filmi gibi lanse edilse, algı da farklı olacaktı. İlk filmi tamamen aklınızdan çıkarıp, Bridesmaids'deki kızların hayaletlerle savaşmaya gittikleri taze bir komedi gibi izlediğinizde film aslında gayet eğlenceli. Paul Feig’in Katie Dippold ile yazdığı senaryo, komediyi genellikle diyaloglar üzerinden yakalamaya çalışıyor. Diyalogların uzadığı sahneler ise tempoda bazen fren etkisi yapıyor. İşte tam da bu noktada filmin temel kusuru ortaya çıkıyor: tempo. Yer yer çok güldüğüm sahneler olsa da, film kesik kesik ilerliyor, genele yayılan bir dinamizmi yok; bazı bölümler sarktıkça sarkıyor. Orjinal kadrodaki Bill Murray, Dan Aykroyd, Sigourney Weaver ve Ernie Hudson'ı (Harold Ramis 2014'te vefat etmişti) filmin içine serpiştirilmiş çeşitli ara rollerde görmek ise heyecan verici bir sürpriz.      


FRAGMAN

Ghostbusters (2016) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme