28 Ocak 2015

Mucize

Bundan beş yıl önce New York'ta Beş Minare ile ilgili yazımda şöyle bir şeyler söylemişim: "Mahsun Kırmızıgül'ün tutkulu ve yetenekli bir sinemacı olduğundan şüphem yok. Sağlam bir senaryo ile bir başyapıt çıkaracağına dair inancım da devam ediyor. Ama o başyapıt henüz bu film değil". Mucize, Kırmızıgül'ün artık alamet-i farikası olmuş, etkileyici panoramik çekimler, üstün bir teknik altyapı, çok iyi set tasarımı, dramatik sahnelerde tavan yapan, büyük filarmoni orkestraları ile çalınmış iyi müzikler gibi bazı olumlu nitelikleri yine barındırıyor. Bu kez bu olumlu özelliklere Talat Bulut'un unutulmaz performansı da eklenmiş. Açılıştaki o 5-6 dakikalık "long take" (kesintisiz çekim) de Mahsun'un üstün sinema duygusundan ipuçları barındırıyor. Ama Mucize o yukarıda bahsettiğim "en iyi iş" yine değil. Senaryoda akıcılık eksik. Köy komedisi olması düşünülen bazı sahneler First sakız reklamı gibi olmuş. Ağdalı dramatik bazı sahneler ise sanki üzerine "ey seyirci, şimdi burada ağlanacak" diye post-it yapıştırılmış gibi duruyor (hoş, tuzağa ben de bol bol düştüm, itiraf ediyorum). Bilmiyorum, belki de aslında ta 2009'daki Güneşi Gördüm Mahsun'un gerçek zirvesiydi. Hala zaman zaman televizyonda denk gelir, her seferinde sonuna kadar takılıp kalır, sonunda da ne kadar cesur bir haykırış olduğunu düşünürüm. Kırmızıgül'ü takip etmeye devam...

FRAGMAN

Mucize (2015) on IMDb

Benim Notum: 7 / 10

27 Ocak 2015

The Judge




Benim Notum: 7 / 10

26 Ocak 2015

Before I Go to Sleep




Benim Notum: 6 / 10

25 Ocak 2015

P.K.




Benim Notum: 7 / 10

24 Ocak 2015

St. Vincent

Bekar bir anne olan Maggie, 12 yaşındaki oğlu Oliver ile Brooklyn’deki yeni evlerine taşınır. Çalıştığı hastanede uzun saatler mesai yapmak zorunda kalan Maggie’nin oğlunu komşusu Vincent’a emanet etmekten başka şansı yoktur. Fakat Vincent, alkole ve kumara düşkünlüğü ile bilinen küfürbaz, huysuz bir adamdır. Günler geçtikçe Vincent ve Oliver arasında sıra dışı bir ilişki doğar. Temelde bir ‘yaşlı adam ve çocuk’ hikayesi. Amerikan deyimiyle ‘feel good’ tarzı filmlerin güzel örneklerinden biri. İlk uzun filmini çeken Theodore Melfi, senaryoyu incelikli dialoglarla örmüş. En iyi komedi dalında Altın Küre’ye aday olan St. Vincent sahici karakterleriyle öne çıkan ve hepimizin hayatındaki ünsüz, sıradan azizleri hatırlatan duygusal ve eğlenceli bir film.

FRAGMAN

St. Vincent (2014) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10

19 Ocak 2015

Whiplash

Gelecek vaad eden 19 yaşındaki bir davulcu New York'taki bir müzik okulunda, öğrencilerinin potansiyelini gerçekleştirmek adına hiçbir şeyden çekinmeyen sadist bir hocanın eline düşüyor. İlk olarak geçen sene Sundance Film Festivalinde görücüye çıkan, sonra da 2014 yılı boyunca giderek ünü artan Whiplash, şu yanda gördüğünüz posterdeki sıfatların hepsini (kışkırtıcı, nefes kesici, çok yüksek tempolu) sonuna kadar hak ediyor. Subay ve Centilmen ya da Full Metal Jacket'dan aşina olduğumuz "cehennem azabı çektiren hoca/komutan" hikayesi, J.K.Simmons'ın Oscar'a aday oyunculuğu eşliğinde ve yine Oscar'a aday bir kurgu sayesinde müthiş bir gerilime dönüşüyor. "Cazla işim olmaz" diyenlerden olsanız bile filmin sonunda kendinizi Miles Teller'ın davuluna ayağınızla tempo tutarken bulacaksınız. Filmin sonu demişken, Whiplash'in son yıllarda gördüğüm en ters köşeye yatıran ve en iyi finale sahip filmlerden biri olduğunu da söylemeliyim. Özetle, harika bir sinema deneyimi!..

FRAGMAN

Whiplash (2014) on IMDb

Benim Notum: 8,5 / 10

16 Ocak 2015

Deux jours, une nuit




Benim Notum: 7,5 / 10

14 Ocak 2015

Eve Dönüş: Sarıkamış 1915


En son Coen kardeşlerin Fargo'sunda kar ve soğuğu bu denli iliklerimde hissetmiştim!.. Yaklaşık iki yıl önce vizyona girmesine rağmen sinemalarda yakalayamadığım, DVD'si de geç çıktığı için ancak izleyebildiğim Alphan Eşeli'nin bu ilk ve şimdilik tek filmi tam bir keşif!.. Filmin isminin devamında okunan "Sarıkamış 2015" ifadesi sizi yanıltmasın. Bu, kalabalık çatışma sahnelerinin yer aldığı destansı bir savaş filmi değil. Tam tersine sadece yedi oyuncuya sahip, ürpertici bir gerilim hikayesi ile karşı karşıyayız. Sarıkamış trajedisi sadece hikayenin fonunu oluşturuyor. Eve Dönüş savaşın kendisinden çok, insanlar üzerinde yarattığı psikolojik tahribat ile ve hayatta kalma arzusunun sınırlarının nerelere kadar genişleyebileceğiyle ilgileniyor. Çok zor bir işe kalkışıp, bunun altından başarıyla kalkan Alphan Eşeli yeni filmlerini merakla beklediğim bir yönetmen artık.

FRAGMAN

The Long Way Home (2013) on IMDb

Benim Notum: 8 / 10

13 Ocak 2015

Magic in the Moonlight

Woody Allen inanılmaz biçimde "her seneye bir film" kuralına devam ediyor. Seksen yaşına merdiven dayayan bu Hollywood efsanesi yakında 50.filmine imza atacak. Bu verimli yazar ve yönetmenin portföyünde, geçen sene Cate Blanchett'e Oscar kazandıran Blue Jasmine gibi başarılı filmleri olduğu gibi, ne yazık ki arada böyle hedefi ıskaladığı yapımlar da var. 1920'lerin Fransız Rivierası'nda geçen öyküde bir illüzyonisti canlandıran Colin Firth, bir medyum olduğunu ve "öteki dünya" ile konuştuğunu iddia eden Emma Stone'un foyasını meydana çıkarmak için uğraşıyor. Oyuncular her ne kadar ellerinden geleni yapmaya çalışsalar da, romantik komedi klişelerinden sıyrılamayan hikaye çok zayıf. Filmden geriye, güney Fransa'nın güzelim görüntüleri dışında pek bir şey kalmıyor.  

FRAGMAN

Magic in the Moonlight (2014) on IMDb

Benim Notum: 5,5 / 10


6 Ocak 2015

En İyiler 2014



Bir yılı daha devirdik, 150Film blog da altıncı senesine giriyor bu arada şaka maka... Senenin sonunda işte yine bir "best of" derlemesi. Geriye dönüp tüm yılın başlıklarına yeniden bir göz attığımda, 2014'te dünya sinemasına yeterince ilgi gösteremediğimi farkettim; her yıl ilk 10'da mutlaka Fransa'dan, Endonezya'dan, Brezilya'dan, vs.. en az bir-iki film olurdu. Bu sefer -iki Türk filmini saymazsak- biraz fazla anglosakson olmuş, 2015'te söz bu açığı kapatacağım.

Her zaman olduğu gibi, bu son derece subjektif bir listedir, değerlendirme kriteri sadece ve sadece benim o filmi baştan sona ne kadar ilgiyle izlediğimdir. Listeyi sağ üstte görebilir, başlıkların üzerine tıklayarak o film ile ilgili ayrıntılı yorumlarıma ulaşabilirsiniz.

2015'te de bol sinemalı günler herkese!.. Dünya sinemasını da ihmal etmeden :)

31 Aralık 2014

The Water Diviner

Çanakkale Savaşı'nda ve devamında Kurtuluş Savaşı'nda kimbilir buna benzer ne çok küçük ama etkileyici hikaye var. Bizim yıllardır yapamadığımızı Avustralyalılar yapmış.

FRAGMAN

The Water Diviner (2014) on IMDb

Benim Notum: 7 / 10


30 Aralık 2014

The Hobbit: The Battle of the Five Armies

Orta Dünya'ya dönmek güzel netekim.

FRAGMAN

The Hobbit: The Battle of the Five Armies (2014) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10

12 Aralık 2014

Predestination

Zaman yolculuğu hikayelerinde kişinin geçmişteki kendisi ile temas etmemesi önerilir, uzay-zaman sürekliliğini bozmamak açısından... Burada ana karakterimiz bu "kendisi ile temas" olayını biraz abartıyor. Filmi izleyenler ne demek istediğimi anlayacaklar, izlemeyenlere spoiler vermeyeyim şimdi. Ethan Hawke ve filmin gerçek sürprizi Sarah Snook'un başrolünü paylaştığı bu Avustralya yapımı ilk 40 dakikasında son derece insancıl ve ilginç bir öykü anlatırken, sonrasında zaman yolculuğu paradokslarıyla sapıtıyor. Eğer bu tür hikayelerden hoşlanıyorsanız, iki sene önceki Looper'ı izlemenizi tavsiye ederim.

FRAGMAN

Predestination (2014) on IMDb

Benim Notum: 5 / 10


10 Aralık 2014

Boyhood

Boyhood, Mason adındaki bir çocuğun 5 yaşından 17 yaşına kadar yaşadıklarını ve ailesi ile ilişkilerini anlatıyor. "Ee, ne var bunda, buna benzer bir sürü film gördük" diyeceksiniz. Filmi benzersiz kılan şu: Yönetmen Richard Linklater bu filmi 2002 yılında çekmeye başlıyor ve 12 yıl boyunca aynı oyuncularla her sene 1 aylığına bir araya gelip, filmin farklı bir sahnesini çekmeye devam ediyor. Böylece küçük Mason'ın (ve onu canlandıran oyuncu Ellar Coltrane'in) gözümüzün önünde büyümesine şahit oluyoruz. Sadece o değil, başta anne-babayı canlandıran Ethan Hawke ve Patricia Arquette olmak üzere diğer oyuncular da geçen zamanın etkilerinden nasiplerini alıyorlar. Boyhood, sadece bu "proje"vari özelliği ile bile bir kere görülmeyi hak eden çok farklı bir deneyim. Onun dışında aslında hikayede pek fazla bir şey olmuyor. Ailenin sıradışı bir olay yaşaması, bir karakterin ölmesi vesaire gibi dramatik gelişmeler bekleyerek filmin başına oturanlar sıkılabilirler. Ama gerçek hayata tanıklık etmek, "zaman" kavramı üzerine uzun uzun düşünmek ve çok özgün bir sinema deneyimi yaşamak isteyenler Boyhood'u kaçırmamalı.

FRAGMAN

Boyhood (2014) on IMDb

Benim Notum: 8 / 10

8 Aralık 2014

Exodus: Gods and Kings

Ridley Scott epik tarihi öyküler çekmeyi iyi beceriyor (Gladiator, Kingdom of Heaven, 1492: Conquest of Paradise). Bu filmde de sanki "bu iş benim işim" dermiş gibi rahat. Exodus'ün geniş plan spektaküler sahneleri etkileyici ve kesinlikle sinemaya gittiğinize değiyor. Ancak Scott hikayeye yeni bir yorum getirmemiş, bilinen dini öyküyü bol CGI efektleriyle soslayarak düz bir şekilde anlatmayı tercih etmiş. Dolayısı ile, senaryo yeterince ilginç değil. Bu arada, bu filme hangi akla hizmet +18 yaş sınırı konmuş, çok merak ediyorum. Aşırı bir şiddet yoktu; keza Amerika'da film 13 yaş sınırı ile gösterime girdi. Herhalde, müslümanlıktan başka bir dine ait hikayeler "çocukları olumsuz etkileyecek öğe" olarak sayılıyor artık yeni Türkiye'mizde...

FRAGMAN

Exodus: Gods and Kings (2014) on IMDb

Benim Notum: 6,5 / 10




30 Kasım 2014

John Wick




Benim Notum: 7 / 10

The Hunger Games: Mockingjay - Part 1




Benim Notum: 7,5 / 10

29 Kasım 2014

Unutursam Fısılda


Benim Notum: 7 / 10

24 Kasım 2014

A Most Wanted Man




Benim Notum: 7,5 / 10

14 Kasım 2014

Interstellar

"Yaşayan yönetmenlerin en iyisi" olarak kabul ettiğim Christopher Nolan (Inception, The Dark Knight Rises) bu kez öncekilere kıyasla daha büyük bir projeye girişiyor. Dünyadaki gıdanın tükenmesi üzerine galakside yeni dünyaları keşfe çıkan bir bilim adamının uzay macerası gibi görünen ana resmin ardında son derece duygusal bir baba-kız hikayesi izliyoruz. Interstellar kusursuz bir film değil belki: anlatımda bazı aksayan noktalar var, örneğin ortalara doğru uzay mekiğinin içindeki bölümlerde bilimsel verileri arka arkaya sıralayalım derken tempo epey düşüyor. Ama artıları eksilerine kıyasla çok daha fazla olan bir yapımla karşı karşıyayız. Filmin hem senaryosunda hem görüntülerinde öylesine zengin ayrıntılar ve öylesine çarpıcı ögeleri var ki... Nolan'daki sinema tutkusuna şapka çıkarmak lazım. Hans Zimmer’in filmi baştan sona kavrayan müziğinin de büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Interstellar'ı büyük bir perdede ve mümkünse iyi bir ses düzeni ile izleyin. Başta bilim-kurgu severler, sinema sanatının ne zor, ne karmaşık öyküleri anlatmaya muktedir olduğuna bir kez daha tanık olmak isteyenlerin kaçırmaması gereken, bu senenin "olay" filmlerinden.


FRAGMAN

Interstellar (2014) on IMDb

Benim Notum: 8,5 / 10

31 Ekim 2014

Oculus

Çocukluklarında evlerinde büyük bir travma yaşayan iki kardeş, kötülüklerin kaynağı olduğunu düşündükleri antika bir ayna ile yıllar sonra bir hesaplaşmaya girişiyorlar. Oculus, kanlı sahneleri seyircisinin gözüne sokmak yerine, tedirgin ederek korkutmayı hedefleyen bir film. Bunu da bir yere kadar başarıyor. Filmin ilk yarısı boyunca, yaşananların gerçek mi yoksa şizofren bir kız kardeşin takıntılarının yansıması mı olduğu şüphesini taşıyoruz. Ancak film daha sonra işin kolayına kaçıyor ve klişelerle konuyu bağlıyor.

FRAGMAN

Oculus (2013) on IMDb

Benim Notum: 6 / 10

30 Ekim 2014

Pek Yakında

Çocukluğu Nazilli Saray sinemasında "iki film birden"leri gazoz ve beyaz leblebi eşliğinde izleyerek geçmiş, yerli yabancı demeden "şehre gelen" tüm filmleri tüketmiş benim gibi birinin, Pek Yakında'nın her karesine sinmiş sinema sevgisine kayıtsız kalması düşünülemezdi elbette. Anlaşılan o ki, gençlik yıllarını bir video kaset dükkanında geçiren Quentin Tarantino gibi Cem Yılmaz da Kore sinemasından Haneke'ye, Cüneyt Arkın'dan Avatar'a çok fazla film izlemiş. Pek Yakında "aman kaçırmayın, mutlaka izleyin" denecek bir film değil belki. Senaryoda tutarsızlıklar, kurguda acemilikler kesin mevcut. Ama çok naif, baştan sona güzel bir duygu yoğunluğuna sahip hoş bir film.

FRAGMAN

Pek Yakinda (2014) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10

29 Ekim 2014

Gone Girl

Gillian Flynn'in çok satan romanından uyarlanan Gone Girl böyle kara hikayelerle oynamakta pek becerikli olan usta yönetmen David Fincher'ın elinde (Seven, The Social NetworkThe Girl with the Dragon Tattoo) nefesinizi tutarak izleyeceğiniz sıkı bir polisiye gerilime dönüşmüş. Sürprizlerle dolu Hitchcock'vari bir senaryo, aynı zamanda günümüz modern toplumunda medyanın insanı nasıl bir anda hem vezir hem de rezil edebileceğini gösteren yaman bir sosyal eleştiri de içeriyor. Rosamund Pike'ın Amy rolünde kariyerinde dönüm noktası olacak bir performansa imza attığı filmin öyküsü ile ilgili özellikle hiçbir ipucu vermiyorum. Konu hakkında ne kadar az şey bilerek filmin başına oturursanız, bu lezzetli gerilimin virajlarından o kadar çok keyif alırsınız.

FRAGMAN

Gone Girl (2014) on IMDb

Benim Notum: 8 / 10





28 Ekim 2014

Fury

İyi bir savaş filmi.

FRAGMAN

Fury (2014) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10

27 Ekim 2014

Dabbe: Zehr-i Cin

İlk Dabbe filminden beri kendini epey geliştiren Hasan Karacadağ, bir tür yerli Hellraiser serisine dönüşen Dabbe filmleri ile önemli bir hayran kitlesi edindi. Ekim 2014 itibarı ile Türk sinema tarihinin en çok izlenen (yabancı filmler dahil) korku filmi ünvanını ele geçiren Dabbe: Zehr-i Cin, çocukluğumuzun ortak korkularını dini motiflerle besleyerek gerçekten ürpertici olmayı başarıyor. Filmin kurgusu, makyajı ve ses efekti kullanımı birinci sınıf. Keşke teknik detaylara gösterilen özen biraz da oyuncu kalitesine gösterilseymiş ve bazı diyaloglar müsamere basitliğinde kalmasaymış.

FRAGMAN

Dabbe 5: Zehr-i Cin (2014) on IMDb

Benim Notum: 7 / 10

30 Eylül 2014

The Maze Runner

Yine mi bir grup gencin koşturup durduğu, çok satan romandan uyarlanmış, bir bilim kurgu aksiyon? Evet öyle.. Ama iyi bir örnek.

FRAGMAN

The Maze Runner (2014) on IMDb

Benim Notum: 7,5 / 10