29 Aralık 2016

146. Train to Busan


Dört başlık aşağıda The Wave için "kim demiş Norveçliler felaket filmi çekemez diye" demiştim. Şimdi de diyorum ki "kim demiş Koreliler zombi filmi çekemez diye"... Nereden çıktığı belli olmayan bir virüs, Kore'nin tüm şehirlerinde hızla yayılıyor. Zombi filmlerinden alışık olduğumuz üzere, ısırma marifetiyle insandan insana geçen ve beş dakikada normal insan evladını kuduz bir yaratığa dönüştüren salgın geometrik artışla tüm nüfusu etkilemeye başlıyor. Olayların başladığı sabah Seul'den Busan'a hareket eden bir hızlı trende güvende olduklarını düşünerek seyahat eden yolcular, son anda trene atlayan bir yolcunun taşıdığı virüs nedeniyle, yolculuk boyunca cehennemi yaşıyorlar. Güney Kore'nin genç kuşak yönetmenlerinden 1978 doğumlu Sang-ho Yeon, birkaç animasyondan sonra çektiği bu ilk uzun metrajda zımba gibi bir zombi filmi yapmayı başarmış. 2016 Cannes Film Festivali'nde yarışma dışı "Geceyarısı Sineması" bölümünde gösterilen film bizde de FilmEkimi programına alınmıştı. Aynı zamanda Güney Kore tarihinde 11 milyon seyirci tarafından izlenen ilk film olarak rekor kıran Train to Busan'ın yeniden çevrim hakları da şimdiden bir Hollywood stüdyosu tarafından satın alındı. Yeon'un filmi George Romero'dan (Night of the Living Dead), Danny Boyle'a (28 Days Later) birçok yönetmenden yansımalar taşısa da, bir trenin içinde klostrofobik bir ortamda zombilerle burun buruna gelinen sahneleri ile farklılık yaratmayı başarıyor. Baştan sona heyecanla izlenen, arada sosyal mesaj vermeyi de ihmal etmeyen, sağlam bir Güney Kore gerilimi.


Benim Notum: 8 / 10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme