30 Haziran 2023

Haziran Filmleri

 



Haziran ayında izlediğim filmler ve puanlarım:





The Beasts 7,5


The Flash 7




BlackBerry 6,5


Delicious 6,5

Fast X 6,5



Film isimlerinin üstüne tıklayarak, o filmle ilgili detaylara ulaşabilirsiniz.

2023'te şu ana kadar izlediğim film adedi: 74

11 Haziran 2023

Spider-Man: Across the Spider-Verse

 



2018'de gösterime giren Spider-Man: Into the Spider-Verse animasyon sinemasında çığır açan, son derece yenilikçi ve yaratıcı bir yapımdı. O sene en iyi animasyon dalında Oscar da kazanan Into the Spider-Verse, bu "bir janrı alt-üst edip yeniden tanımlama" özelliği bakımından aslında The Matrix filmi ile karşılaştırılabilir. 1999 yılında Matrix'ten çıktığımızda "biz ne izledik böyle" olmuştuk. Çünkü daha önceden sinemada bu tür şeylerin yapılabildiğini bilmiyorduk. İşte Into the Spider-Verse de öyle bir etkiye sahipti. Sinemada animasyon sanatının bu kadar farklı ve özgün bir şekilde kullanılabildiğini daha önce hiç görmemiştik. Şimdi o filmden beş yıl sonra (o kadar olmuş mu) Miles Morales yine karşımızda. İlk filmin yarattığı büyük sükseden sonra onu geçmek herhalde mümkün değildir diye düşünüyordum. Ama heyhat, 'insan gerçekten hayret ediyor' :) Across the Spider-Verse ilk filmin sağlam temellerini özümseyip, o başarıyı bir seviye daha ileri götürmeyi beceriyor. Sanat tarzı bu filmde daha da geliştirilmiş, yaratılan dünya daha da büyütülmüş, karakterler arasındaki dinamikler daha zenginleştirilmiş. Etkileyici hikaye anlatımına, aile içi ilişkiler ve özgür iradenin önemini araştıran felsefi açılımlar eklenmiş. Karakter gelişimine gösterilen özen de ayrıca takdire şayan.

Joaquim Dos Santos, Kemp Powers ve Justin K. Thompson üçlüsünün yönettiği film bize animasyon sinemasının neden bir tür olarak var olması gerektiğini kanıtlıyor sanki. Çünkü filmi izlerken, perdede gördüklerimizin live action dediğimiz normal yöntemlerle asla çekilemeyeceğini biliyoruz. Tıpkı ilk filmde olduğu gibi, burada da Miles Morales farklı evrenlere girip çıktıkça filmdeki animasyon tarzı değişiyor. Bu farklı görsel stillerin kullanılması durumunu kendi gençliğimden bir örnekle açıklamaya çalışayım: yaşı 35 üzerinde olanlar hatırlayacaktır, bizim gençliğimizde en popüler çizgi romanlardan biri Conan'dı. Ama bu Conan dergilerini hem farklı yayınevleri basardı, hem de maceradan maceraya Conan'ı çizen sanatçı da değişirdi. Sonuç olarak temelde karakterin özellikleri aynı kalsa da, çizgi roman stili olarak farklı farklı Kimmeryalı Conan'lar geçerdi elimizden. Bu hikayelerde Conan bazen renkli olurdu, bazen siyah-beyaz, bazen  bütün sayfa tek bir devasa resimden oluşurdu, bazen küçük karelere bölünmüş olurdu, vesaire vesaire... İşte Miles Morales de farklı evrenlerde farklı Spider-Man'lerle haşır neşir olurken, her bir evrenin farklı bir görsel estetiğe sahip olduğunu görüyoruz. Fütüristik stillerden empresyonizme, Japon animelerinden kalem çizimlerine, hatta eski Spider-Man filmlerinden live action karelere hiperaktif bir görsel şölenin içinde yuvarlanıyoruz. Ancak film tüm bu baş döndürücü enerjisine rağmen, şaşırtıcı bir şekilde insani bir drama yaratmayı da başarıyor.

Spider-Man: Across the Spider-Verse, sadece bir Cumartesi öğleden sonrasında arkadaşlarla sinemada hoşça vakit geçirmeye vesile olacak bir eğlencelik değil, üzerinde ciddi ciddi kafa yorulması gereken önemli bir sanat eseri bence. Bu kadar övgünün üstüne, bu filme neden 9 değil de 8,5 verdin derseniz, bunun tek nedeni maceranın tam ortadan ikiye bölünmüş olması. Yani mükemmel bir filmin sadece ilk yarısını izliyoruz. Devam filmi Beyond the Spider-Verse önümüzdeki Mart ayında gösterime girecek. Onu izledikten sonra belki geri dönüp buradaki notumu yükseltebilirim. To be continued…

Spider-Man: Across the Spider-Verse'ü şu anda sinemalarda izleyebilirsiniz. Hatta mutlaka sinemada izleyin.  


Benim Notum: 8,5 / 10