29 Kasım 2018

109. The Ballad Of Buster Scruggs


Netflix sinema izleme alışkanlıklarımızı değiştirmeye devam ediyor. Ben de yıllarca "film sinemada izlenir" ilkesinin bayraktarlığını yaptım ama, görünen o ki değişen zamanlara ayak uydurmaktan başka çaremiz yok. Joel ve Ethan Coen kardeşlerin yeni filmi sinemalara gelmiyorsa ve sadece Netflix'te gösteriliyorsa, biz de mecburen evde izleyeceğiz.  

Coen biraderlerin son Venedik Film Festivalinde en iyi senaryo ödülü alan filmi Vahşi Batı'dan altı kısa öyküyü bir araya getiriyor. Bu altı öykünün her biri western filmlerinden aşina olduğumuz tanıdık bir temayı odağına alıyor. Örneğin bir bölümde ıssız bir kasabanın ortasında klasik bir düello sahnesi işlenirken, başka bir bölümde at arabaları ile kervan halinde göç eden ilk yerleşimciler konu ediliyor. Hikayelerin ortak özelliği Coen kardeşlere özgü bir kara mizah duygusunun sürekli ön planda olması. Hınzır bir senaryo en dramatik olması gereken anlarda dahi suratımıza bir gülümseme yerleştirmeyi başarıyor. Silahlı çatışma sahnelerindeki oldukça kanlı şiddet de erken dönem Coen filmlerini (Blood Simple, Fargo, vb.) hatırlatıyor. 

The Ballad Of Buster Scruggs'ı izlerken ben epey eğlendim. Elbette bazı bölümler diğerlerinden daha iyi. Örneğin ben Tom Waits'li dördüncü bölümü (All Gold Canyon) ve Zoe Kazan'lı beşinci bölümü (The Gal Who Got Rattled) çok sevdim, altıncı ve son bölümü ise çok gereksiz buldum. Ama toplamına bakıldığında, özellikle Coen hayranlarını mest edecek ilginç bir western antolojisi.   

Benim Notum: 7,5 / 10   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme