26 Mayıs 2016

43. Innocence of Memories

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk 2008'de yayınladığı Masumiyet Müzesi romanından beş yıl sonra, İstanbul Beyoğlu'nda bir de roman ile aynı adı taşıyan ve romandaki karakterlerin kullandığı eşyaların ya da o döneme ait fotoğrafların sergilendiği gerçek bir müze açmıştı. Romanı okumadım ama -eşimin sürüklemesiyle- müzeyi gezme imkanı bulmuştum. Tabii romanı okumuş olanlar için o müzeyi gezmek hayli ilginç bir deneyim olsa gerek. Benim için ise, çocukluğumu hatırlatan bazı eşyaları gördüğüm nostaljik bir turdan ibaretti o üç katlı binadaki gezintim. Bu kez İngiliz belgesel yönetmeni Grant Gee hem romanı hem de müzeyi odağına alan, arka planda ise Orhan Pamuk'un kendi sesinden İstanbul'u ve bu büyük metropolün zaman içindeki dönüşümünü anlattığı deneysel bir projeye imza atmış. Böylece, İstanbul’un gece görüntüleri ve Pamuk’un televizyon ekranlarındaki konuşmaları eşliğinde bir yandan romandan okunan pasajları dinliyor, bir yandan da müzede kayan bir kameranın gözünden ayrıntılı obje çekimlerini izliyoruz. Filmin benim üzerimdeki en büyük etkisi, romanı okuma isteği yaratması oldu, ki bu da az şey değil. Kemal’in uzak akrabası Füsun’a olan obsesif aşkını bir belgesel anlatımı ile izlerken, "aslında bu hikayeden iyi bir dramatik film de çıkarmış" diye düşündüm. Kitabı okumuş olanlar ise, tıpkı müzeyi gezerken olduğu gibi, iki kat daha fazla keyif alacaklardır filmden.

FRAGMAN

Innocence of Memories (2015) on IMDb

Benim Notum: 7 / 10

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme