11 Mayıs 2010

115. Remember Me

Çok salonlu sinemaların girişinde özellikle haftasonları sık karşılaştığım bir manzara vardır: 3-4 delikanlı gösterimdeki tüm filmlerin afişlerine bakarak karar vermeye çalışırlar: "Şuna mı girelim?" "Yok lan, o pek güzele benzemiyor, buna girelim". Bu "hangisine girelim" muhabbeti beni oldum olası öldürür. İnsan daha evden çıkarken hangi filmi izlemek istediğine karar vermez mi? Benim bir filmi görmeden önce, o film hakkında en azından aşağı yukarı bir fikrim vardır. Ama işte büyük konuşmamak lazım: Eşimin doğum gününde, bir akşam yemeği sonrası romantik bir film izleme arzumuz, bizi yukarıdaki gibi "hangisine girelim" durumu ile karşı karşıya bıraktı. 8 salonun yedisinde komedi, savaş, korku, vb.. temalar olunca "günün anlam ve önemine uygun" olmaya en yakın film Remember Me idi. Sonuç: Felaket. Bu film için ne yazılabilir bilemiyorum: Alacakaranlık vampiri Robert Pattinson'ın artık tescillenen yeteneksizliği mi, sözde sempati duymamız gereken başroldeki genç kız ve erkeğin iticilikleri mi, konunun bir türlü ilerlememesi ve temponun yerlerde sürünmesi mi... Gördüğünüz yerde kaçın, o kadar diyorum. (1)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme