10 Mayıs 2020

Bad Education


İki sene önce, ilk filmi Thoroughbreds ile dikkatleri çeken genç yönetmen Cory Finley'nin ikinci filmi Bad Education, New York'un Roslyn banliyösündeki bir okul kampüsünde yönetici olarak çalışan Frank Tassone'nin gerçek hikayesini anlatıyor. Filmi izlemeye oturduğumda, herhalde Dangerous Minds tarzı, problemli bir grup çocuğu alıp onlardan başarılı öğrenciler yaratmayı başaran cefakar bir öğretmenin öyküsünü göreceğiz diye düşünüyordum. Ama hikaye bambaşka bir şeye dönüşüyor, ve Amerikan tarihindeki en büyük okul yolsuzluğunun izlerini sürmeye başlıyoruz. Gerçi ilk başlarda Frank'in ne kadar iyi bir eğitimci olduğuna dair işaretler de önümüze sunulmuyor değil. Hem öğrenciler, hem veliler hem de okulun yönetim kurulu kendisinden çok memnun. Ancak dakikalar ilerledikçe, bir soğanın yapraklarını soyar gibi Frank'i adım adım daha yakından tanıyoruz ve özellikle akçeli işlerde pek de dürüst olmadığını fark etmeye başlıyoruz.

Hikayenin geçtiği dönemde o lisede öğrenci olan ve yaşananları birinci elden gözlemleme şansı bulan Mike Makowsky tarafından yazılan senaryo, gerçek bir skandalın perde arkasındaki kara mizahı mükemmel bir şekilde aktarmayı başarıyor. Yönetmen Cory Finley elinin altındaki yetkin kadrodan çok iyi yararlanmayı becermiş. Hugh Jackman ve Allison Janney göründükleri her sahnede pırıl pırıl parlıyorlar. Özellikle Hugh Jackman belki de kariyerinin en iyi performansında gelecek senenin en iyi oyuncu Oscarlarına şimdiden göz kırpıyor. Eh, bu corona günlerinde çok fazla yeni film çekilmediğini hesaba katarsak, Oscarlar açısından pek de rakibi olmayacak gibi... 

Bad Education, sinema keyfi açısından dipsiz kuyulara düştüğümüz ve ortalama filmlerle oyalandığımız şu günlerde çıkıp gelen güzel bir sürpriz. Sene sonu en iyiler listeme şimdiden aday göstereceğim, keşfedilmeyi bekleyen bir cevher.

Benim Notum: 8 / 10







  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme